İstatistikler

İran savaşı her 3 destinasyondan birini etkiliyor

ANTOR araştırmasına göre İran savaşı, coğrafi uzaklığa rağmen destinasyonların üçte birini etkiliyor; talep ise genel olarak dirençli kalıyor.

Abone Ol

ABD ve İsrail’in saldırılarıyla başlayan İran merkezli jeopolitik gerilimlerin turizm üzerindeki etkisi yalnızca bölgeyle sınırlı kalmıyor. İngiltere merkezli Association of National Tourist Office Representatives (Ulusal Turizm Ofis Temsilcileri Birliği) tarafından yayımlanan son araştırmaya göre, dünya genelindeki destinasyonların üçte birinden fazlası, çatışma bölgesine uzak olmalarına rağmen talep üzerinde dolaylı baskı hissediyor.

İngiltere’de talebi etkileyen üç temel unsur

Araştırma, özellikle Birleşik Krallık çıkışlı turizm talebinde maliyet artışları ve belirsizliğin belirleyici faktörler haline geldiğini ortaya koyuyor. Katılımcı destinasyonların %57’si artan maliyetleri, %42,8’i ise genel belirsizliği en önemli risk unsurları arasında gösteriyor. Uçuş aksaklıkları (%28,6) ve güvenlik endişeleri (%21,4) ise diğer öne çıkan başlıklar arasında yer alıyor.

Talep hala dirençli

Buna karşın, turizm talebinde henüz sert bir daralma görülmüyor. Destinasyonların %71,4’ü iptal veya ertelemelerde artış yaşanmadığını bildirirken, %29’dan azı sınırlı ya da belirgin bir artış kaydettiğini ifade ediyor. Bu durum, kısa vadede talebin görece dirençli kaldığını ortaya koyuyor.

Turizmcilerin kısa dönem beklentileri

Önümüzdeki üç ila altı aylık dönemde ise sektör temsilcileri temkinli bir görünüm çiziyor. Katılımcıların %42,8’i belirsizliğin süreceğini öngörürken, özellikle uçuş kapasitesi ve ulaşım maliyetlerine ilişkin risklerin devam edeceği değerlendiriliyor. Bununla birlikte, %57,1’lik kesim talepte kademeli ya da güçlü bir toparlanma bekliyor.

İngiltere düşen, istikrarlı giden ve yükselen destinasyonlar

Rezervasyon verileri de dengeli bir tabloya işaret ediyor. Destinasyonların yarısı Birleşik Krallık kaynaklı rezervasyonlarda değişim olmadığını belirtirken, yaklaşık %36’sı düşüş yaşandığını bildiriyor. Buna karşılık %14’ten fazlası, özellikle Asya ve Karayipler’de rezervasyon artışı gözlemliyor. Ancak sektör temsilcileri, yaz sonrası dönem ve 2027 rezervasyonlarına ilişkin belirsizliğin sürdüğüne dikkat çekiyor.

Araştırma ayrıca kriz etkisinin zamanlamasına da ışık tutuyor. Katılımcıların yarısı talep üzerinde herhangi bir etki görmediğini belirtirken, %42,8’i etkinin Şubat sonundaki gelişmelerin hemen ardından ya da birkaç hafta içinde hissedildiğini ifade ediyor.

Destinasyonlarda belirgin bir strateji değişikliği yok

Pazarlama tarafında ise önemli bir strateji değişikliğine gidilmediği görülüyor. Destinasyonların büyük bölümü bütçelerinde (%85,7) veya iletişim stratejilerinde (%85,7) değişikliğe gitmezken, aksiyon alanlar daha çok ticari iş birliklerini güçlendirme, seyahat bilgilendirmelerini güncelleme ve tüketiciye güven veren iletişim çalışmalarına odaklanıyor.

ANTOR Başkanı Manuel Butler, mevcut tabloyu “temkinli iyimserlik” olarak değerlendirirken, sektörün artan maliyet ve belirsizlik ortamına rağmen talebi korumayı başardığını vurguluyor. Butler’a göre, önümüzdeki dönemde toparlanma eğiliminin olası daralmaların önüne geçmesi bekleniyor.

{ "vars": { "account": "G-G5X01GEY79" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } }