Birleşik Krallık’ta konaklama sektörünü doğrudan etkileyecek yeni bir düzenleme tartışılıyor. Birleşik Krallık Konut, Topluluklar ve Yerel Yönetimler Bakanlığı, Kasım 2025’te yayımladığı teklif ile belediye başkanlığına bağlı stratejik otoritelere ticari konaklamalarda geceleme vergisi uygulama yetkisi verilmesini önerdi. Çalışma, Hazine Bakanlığı ile birlikte hazırlandı.
Vergi ülke genelinde zorunlu olmayacak. Yerel yönetimler kamuoyu istişaresi sonrasında uygulama kararı alabilecek. Elde edilecek gelirlerin altyapı, ulaşım, kamusal alan düzenlemeleri ve ziyaretçi ekonomisine yönelik yatırımlarda kullanılması planlanıyor.
Kapsam ve tasarım belirsizlikleri
Önerilen vergi; oteller, pansiyonlar, B&B’ler, gençlik hostelleri, kamp ve karavan alanları, kiralık daireler, tatil evleri ve Airbnb gibi kısa dönemli kiralamaları kapsıyor. Bazı ticari üniversite veya dini konaklama tesisleri de kapsama dahil edilebilecek.
Verginin kişi başı gecelik 2 ila 10 sterlin arasında sabit bir tutar mı yoksa oda fiyatı üzerinden yüzde bazlı mı olacağı netleşmiş değil. Küçük işletmelere eşik uygulanması veya vergilendirilecek gece sayısına üst sınır getirilmesi de değerlendiriliyor. Şeffaf fiyat gösterimi ve tahsilat süreçleri de tartışma başlıkları arasında.
Bu model, halihazırda yerel vergi çerçevesine sahip İskoçya ve Galler’den farklı bir yapı öngörüyor. Örneğin Edinburgh 2026 ortasında yüzde 5’lik bir vergi başlatmaya hazırlanırken, Glasgow 2027 için planlama yapıyor.
Rekabet gücü endişesi
Sektör temsilcileri, ek maliyetlerin özellikle fiyat hassasiyeti yüksek turistleri caydırabileceği görüşünde. World Travel & Tourism Council (WTTC) tarafından Şubat 2026’da yayımlanan araştırmaya göre, gecelik 10 sterlinlik bir vergi 2027’ye kadar uluslararası harcamalarda 14,4 milyar sterlinlik düşüşe yol açabilir.
WTTC, Birleşik Krallık’ın 2025’te turizm GSYH’sinde yüzde 4,3 büyüdüğünü, bunun küresel ortalama olan yüzde 6,7’nin altında kaldığını vurguluyor. Ayrıca ülke, World Economic Forum tarafından hazırlanan turizm fiyat rekabetçiliği endeksinde alt sıralarda yer alıyor.
Sektör yaklaşık 4,5 milyon kişiye istihdam sağlıyor; bu da her sekiz işten birine karşılık geliyor. Özellikle Londra dışındaki destinasyonlarda faaliyet gösteren KOBİ’lerin, aile işletmelerinin ve tur operatörlerinin olası talep daralmasından daha fazla etkilenebileceği belirtiliyor.
Destekleyenler ne diyor?
Bazı belediye başkanları ve yerel yönetimler ise uygulamayı “adil” buluyor. Turistlerin yararlandığı temizlik, güvenlik, ulaşım ve kültürel hizmetlerin finansmanına katkı sağlanacağı savunuluyor. Paris, New York ve Barselona gibi büyük şehirlerde benzer uygulamaların bulunduğu hatırlatılıyor.
Avrupa Tur Operatörleri Birliği (ETOA), “akıllı vergi” ilkelerine dikkat çekiyor: basitlik, önceden duyuru, şeffaflık ve gelirlerin doğrudan turizme yeniden yatırılması. Aksi halde parçalı uygulamalar ve farklı oranlar, özellikle çok destinasyonlu çalışan tur operatörleri için maliyet ve planlama karmaşası yaratabilir.
Süreç nasıl ilerleyecek?
Danışma süreci tamamlandı ve hükümet sektör ile kamu görüşlerini değerlendiriyor. Yetkinin hayata geçmesi için birincil mevzuat değişikliği gerekiyor; bu nedenle uygulamanın kısa vadede başlaması beklenmiyor. Ancak tartışma, şimdiden fiyatlandırma, bütçe ve kapasite planlamalarını etkilemiş durumda.
Temel soru şu: Vergi makul ve şeffaf bir çerçevede mi tasarlanacak, yoksa İngiltere’nin destinasyon algısını pahalı bir pazar yönünde mi etkileyecek? Önümüzdeki aylarda atılacak adımlar, yerel finansman ihtiyacı ile turizm büyümesi arasındaki dengenin nasıl kurulacağını gösterecek.






