Turizm Ekonomi
Türkiye turizm sektörü temsilcileri, ABD ve İsrail’in İran’a başlattığı saldırıların gölgesinde bu yıl 60. kez düzenlenen ITB Berlin Fuarı’na katıldı. Fuarın en önemli gündem maddesini bölgede yaşanan savaş ve gidişatın nereye evrileceğine ilişkin belirsizlik oluşturdu.
Fuarda ana gündem bölgedeki gelişmeler oldu
Konuyla ilgili Turizm Ekonomi Haber Müdürü Savaş Daş’a açıklamalarda bulunan TÜROFED Başkanı Dr. Erkan Yağcı, ITB’de ana gündemin bölgedeki savaş olduğunu belirtti. “Biz ITB’ye her yıl iş ve pazarın durumunu konuşmak için giderken, bu yılki ITB’de ana gündem yaşanan çatışmalar oldu. Fuar katılımcıları çatışmaların sektöre, destinasyonlara ve pazarlara etkilerine yoğunlaştı.” dedi.
Olumsuzluk büyük oranda Körfez ülkelerinde yaşanıyor
Olayın henüz çok sıcak olmasından dolayı ortada bir belirsizliğin de olduğuna dikkat çeken Yağcı, “Şu an itibarıyla olumsuzluklar büyük oranda BAE ve diğer Körfez ülkelerinde yaşanıyor. Hava sahalarının kapalı olması, yolcuların bu ülkelerde mahsur kalması o bölgeye dönük turizm talebini dondurma noktasına getirdi. Körfez bölgesinde yaşanan sorunun kısa süre içinde çözülmesi de zor. Bir yandan hâlâ dönemeyen insanlar var. Hava sahaları açılsa bile bölgenin normale dönmesi zaman alacaktır. Çünkü insanlarda bir tedirginlik oluştu.” şeklinde konuştu.
Türkiye olayları daha dengeli bir politika ile yönetiyor
Bölgedeki gerilimin Türkiye’ye etkileri ilgili de değerlendirme yapan Erkan Yağcı, “Türkiye olayı daha dengeli bir politika ile yürütüyor. Bu nedenle bizim nezdimizde olumsuz bir hava oluşmadı. Ancak, daha önce de yaşadığımız üzere, bu tip olayların insanlar üzerinde bir psikolojik etkisi oluyor. İnsanlar rezervasyon yapıp yapmama veya rezervasyon zamanı konusunda beklemeye geçebiliyor. Ama Körfez ülkeleri, Mısır, Orta Doğu ve Güney Kıbrıs’ı düşündüğümüzde şu anda bölge ölçeğinde bundan en az etkilenen ülkenin Türkiye olduğunu söyleyebilirim. Türkiye’ye yönelik olumsuz bir hava bulunmuyor. Ancak bu, havanın olumlu olduğu anlamına gelmiyor. Belirsizlik ortamından dolayı şu anda insanlar büyük oranda ‘bekle gör’ politikası izliyor.” şeklinde konuştu.
Türkiye turizmi krizlere karşı dayanıklı ve esnek
Bölgede yaşanan gelişmelerin uluslararası ölçekte, hassas ve birçok değişkeni olduğunu kaydeden Yağcı, “Türkiye yıllardır bir sürü kriz yaşamış bir ülke. 2015 yılından bu yana ortalama her iki yılda bir sarsıntılı bir kriz yaşadık. Dolayısıyla Türkiye turizminin krizler karşısında ne kadar deneyimli ve esnek hareket etme kabiliyetine sahip olduğunu başta Alman ve İngiliz partnerlerimiz olmak üzere, çalıştığımız tüm pazarlar biliyor. Sektör olarak neler yapabileceğimizi biliyoruz. Yaşanan gelişmeleri de dikkatle takip ediyoruz. Türkiye turizminin güçlü altyapısı, deneyimli kamu ve özel sektörü ve çeşitlenen turizm ürünleri ile bu tür dönemleri doğru şekilde yönetebilecek kapasiteye sahip olduğuna inanıyorum.” ifadelerini kullandı.
Türkiye kaliteli, ulaşılabilir ve güvenli bir destinasyon konumunda
Yaşanan güvensizlik ve belirsizlik ortamında Türkiye turizminin verdiği güvenle öne çıkabileceğini söyleyen Yağcı, “Turizm tarihine baktığımızda kriz dönemlerinin aynı zamanda turizm hareketlerinin yeniden şekillendiği dönemler olduğunu görüyoruz. Seyahat eden insanlar güvenli, ulaşılabilir ve kaliteli hizmet sunan destinasyonlara yöneliyor. Türkiye bu açıdan çok güçlü bir konumda.” dedi.
Türkiye farklı pazarlardan talep görüyor
Türkiye’deki güçlü turizm altyapısı, hizmet kalitesi ve sektörel deneyime dikkat çeken TÜROFED Başkanı, “Antalya başta olmak üzere Ege kıyıları, İstanbul ve Anadolu’nun birçok destinasyonu farklı pazarlardan talep görüyor. Bu nedenle küresel gelişmeler ne olursa olsun Türkiye turizmde her zaman güçlü alternatif destinasyonlardan biri olmaya devam ediyor. Türk turizm sektörü geçmişte çok önemli sınavlardan geçti. Pandemi gibi dünya turizmini tamamen durduran bir süreçten bile hızlı şekilde toparlanmayı başardık. Bu da sektörümüzün dayanıklılığını ve adaptasyon kabiliyetini açık şekilde ortaya koyuyor.” şeklinde konuştu.
Yağcı konuşmasının sonunda şu noktalara dikkat çekti:
“Türkiye turizmde sadece ziyaretçi sayısına değil, aynı zamanda gelir artışına ve nitelikli turizme odaklanan bir strateji izliyor. Farklı pazarlardan turist çekmeye yönelik çalışmalarımız sürüyor ve turizm ürünlerimizi çeşitlendirmeye devam ediyoruz.
Önümüzdeki dönemde küresel turizm hareketlerinin yeniden dengeleneceğini ve Türkiye’nin bu süreçte güçlü konumunu koruyacağını düşünüyorum. Türkiye sahip olduğu doğal, kültürel ve turistik değerlerle dünya turizminde her zaman önemli bir destinasyon olmaya devam edecektir.”






