Turizm Ekonomi – Özel
ABD ve İsrail’in İran’a dönük saldırıları ile yükselen jeopolitik gerilim, Körfez ve Orta Doğu’da turizmi durma noktasına getirirken; hem artan akaryakıt fiyatlarından dolayı tatillerin daha pahalı hale gelmesine hem de Türkiye, Kıbrıs ve Mısır gibi destinasyonlara dönük talepte daralma yaşanmasına neden oldu.
Peki Türkiye’nin en büyük iki pazarından biri olan Almanya’da işler nasıl gidiyor, talepte bir canlanma var mı, Türkiye’ye dönük “bekle-gör” pozisyonu yerini aktif satışa bıraktı mı? DRV Başkanı Albin Loidl, pazardaki son durumu Turizm Ekonomi Haber Müdürü Savaş Daş’a anlattı.
Almanların seyahat isteği hâlâ güçlü
Körfez ve Orta Doğu merkezli jeopolitik gerilim öncesinde Alman seyahat pazarının genel olarak istikrarlı seyrettiğini belirten DRV Başkanı Albin Loidl, “Özellikle Akdeniz bölgesindeki klasik deniz-kum-güneş destinasyonlarına yönelik tatil talebi yüksekti. Ekonomik zorluklara rağmen Almanların seyahat etme isteği dikkat çekici ölçüde güçlü kalmayı sürdürüyordu.” diye konuştu.
“Rezervasyon kararları artık daha kısa vadede alınıyor”
Orta Doğu’daki gerilimin tırmanmasıyla birlikte pek çok yolcuda belirgin bir kararsızlık ve yeni rezervasyonlar konusunda temkinli bir yaklaşım gözlemlediklerini kaydeden Loidl, “Seyahat etme arzusu genel olarak güçlü kalmaya devam etse de rezervasyon kararları artık daha kısa vadede alınıyor ve güvenlik unsuru birkaç ay öncesine kıyasla çok daha belirleyici hale geliyor.” dedi.
“Şu anda Batı Akdeniz destinasyonları yeni rezervasyonlarda daha güçlü bir talep görüyor. Ancak genel eğilimde köklü bir değişim yaşandığını söylemek için henüz erken.” diyen DRV Başkanı şu değerlendirmeyi yaptı:
Öne çıkan destinasyonlar arasında Türkiye de var
“Ayrıca talepteki kaymalar bölgesel fiyat farklılıklarını da beraberinde getiriyor. Talebin arttığı destinasyonlarda fiyatların yükselmesi mümkünken, daha zayıf talep gören bölgelerde fiyatların sabit kalması hatta gerilemesi söz konusu. Önümüzdeki haftalar ve aylarda öne çıkan paket tur destinasyonları arasında Kanarya Adaları ile birlikte İspanya, Türkiye, Mısır, Yunanistan, Fas, Tunus, Portekiz ve Hırvatistan’ın yanı sıra kruvaziyer tatilleri yer alıyor.
Nisan ortasından itibaren, krizin ilk döneminde belirgin tereddüt yaşanan Türkiye gibi destinasyonlarda rezervasyon rakamlarının yeniden dengelenmeye başladığını görüyoruz.”
Gidişat Orta Doğu’daki gelişmelere bağlı
“Genel tablonun nasıl şekilleneceği büyük ölçüde Orta Doğu’daki çatışmanın ne kadar süreceğine bağlı olacak. Bölge, Asya ile Avustralya ve Yeni Zelanda uçuşları açısından önemli havacılık merkezlerine ev sahipliği yaptığı için kritik bir öneme sahip.
Bunun yanında geçen perşembeden itibaren yeni bir gelişme yaşandı: Çok sayıda Arap ülkesi için uygulanan seyahat uyarıları kaldırıldı. Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Katar, Umman ve bazı diğer ülkeler için artık seyahat uyarısı bulunmuyor.
Almanya Dışişleri Bakanlığı’nın Orta Doğu’daki duruma ilişkin yaptığı yeni değerlendirme sonrasında en yüksek seviyedeki seyahat uyarısını kaldırmasıyla birlikte, tur operatörleri bu bölgelere — aktarmalı uçuşlar dahil — paket tur düzenleyip düzenlememe konusunda yeniden kendi kararlarını verebilir hale geldi.”
Türkiye’nin fiyat-kalite dengesi büyük takdir görüyor
Türkiye’nin Almanya pazarında en önemli ve en popüler destinasyonlardan biri olmayı sürdürdüğüne dikkat çeken Albin Loidl, Türkiye’nin özellikle güçlü turizm altyapısı, yüksek hizmet kalitesi ve sunduğu fiyat-performans dengesi ile büyük takdir gördüğünü vurguladı. Loidl, “Türkiye talebi genel olarak istikrarlı seyrediyor. Ancak tüketiciler şu anda çatışmalarla ilgili haber akışlarına karşı daha hassas tepki veriyor. Almanlar seyahat etmekten vazgeçmiş değil. Yaz sezonuna yönelik rezervasyonların önemli bir bölümü zaten geçen yıl yapılmıştı. Bununla birlikte, Orta Doğu krizinin etkisiyle rezervasyon kararları yeniden daha kısa vadede alınmaya başladı.” diye konuştu.
“Paket turlar yolcular için en güçlü korumayı sağlıyor”
Loidl, “İnsanlar artık daha bilinçli tercihler yapıyor; güvenilirlik ve güvenlik unsurlarına daha fazla önem veriyor. Bu noktada paket turlar yolcular için en güçlü korumayı sağlıyor. Eğer paket tur, kaçınılmaz olağanüstü koşullar nedeniyle gerçekleştirilemezse, müşteriler rezervasyonlarını değiştirebiliyor ya da ücret iadesi alabiliyor.” dedi.
Alman turistler Türkiye konusunda hâlâ “bekle-gör” pozisyonunda mı?
Paskalya sonrası haftadan itibaren Türkiye’ye yönelik rezervasyonlarda yeniden belirgin bir canlanma yaşandığını kaydeden Albin Loidl, “Mart ayında yeni rezervasyonlarda görülen tereddütlerin temel nedeni büyük ölçüde Orta Doğu’daki genel belirsizlikti. Bununla birlikte ekonomik faktörler de etkili oluyor. Almanya’daki enflasyon, artan yaşam maliyetleri ve kısmen gerileyen satın alma gücü birçok hanenin seyahat davranışlarını etkiliyor.” diye konuştu.
Alman yolcuların fiyat gelişmelerini çok yakından takip ettiğini ve destinasyonlar arasında daha yoğun karşılaştırma yaptığını vurgulayan DRV Başkanı; Yunanistan, İspanya ve Mısır gibi ülkelerin aynı hedef kitle için yoğun bir rekabet yürüttüğüne dikkat çekti. Loidl, “Buna rağmen Türkiye, sunduğu geniş ürün çeşitliliği ve turizm sektöründeki kalite seviyesi sayesinde rekabet gücünü koruyor.” diye konuştu.
“Güvenli destinasyonlara ilgi yüksek”
Albin Loidl, açıklamalarının devamında şunları söyledi:
“Avrupa’da güvenli olarak algılanan destinasyonlara yönelik talep şu anda gerçekten oldukça yüksek. Ancak özellikle yüksek sezonda kapasite sınırlı kalıyor. Bu durum hem uçuş bağlantıları hem de otel kapasitesi açısından geçerli.
Bu nedenle destinasyonların yalnızca güven mesajı vermesi değil, aynı zamanda talep dalgalanmalarına esnek şekilde yanıt verebilmesi giderek daha önemli hale geliyor. Türkiye, geniş turizm altyapısı sayesinde bu konuda önemli avantajlara sahip ve kısa vadeli pazar değişimlerinde dahi yeterli kapasite sunabilecek konumda bulunuyor.”
Türkiye’nin Almanya pazarında uzun yıllardır oldukça aktif ve profesyonel bir tanıtım çalışması yürüttüğüne işaret eden Loidl, Türkiye’nin Almanya turizm pazarında oldukça yüksek bir görünürlüğe sahip olduğuna vurgu yaptı.






