İstatistikler

Dijital ağırlığı: Alman tursitin yüzde 70’i tatilini kendi planlıyor

Booking.com araştırmasına göre Alman tatilcilerin büyük çoğunluğu 2026 seyahatlerini kendi başına planlıyor ve online platformları vazgeçilmez görüyor.

Abone Ol

Alman tatilciler 2026 sezonuna güçlü bir seyahat iştahıyla hazırlanıyor. Booking.com tarafından yayımlanan yeni bir araştırma, Almanların tatil planlama ve rezervasyon süreçlerinde giderek daha bağımsız davrandığını ve online platformların bu süreçte merkezi bir rol üstlendiğini ortaya koyuyor.

Araştırmaya göre Almanların yüzde 69’u, tatillerinin tamamını ya da büyük bölümünü kendi başına planlayıp rezerve ediyor. Yüzde 26’lık bir kesim ise planlama ve rezervasyon sorumluluğunu seyahat arkadaşlarıyla paylaşıyor. Bu yaklaşım özellikle Z kuşağında daha belirgin; gençlerin yüzde 31’i tatil organizasyonunu birlikte yapmayı tercih ediyor. Buna karşılık yalnızca yüzde 5’lik küçük bir grup, tatil organizasyonunu tamamen başkalarına bırakıyor.

Tatil, rezervasyonla başlıyor

Araştırma, tatil algısının da değiştiğine işaret ediyor. Katılımcıların yüzde 86’sı, tatilin kendileri için rezervasyon anında başladığını söylüyor. 2026 seyahatleri için yüzde 35’i tüm tatillerini ya da büyük bölümünü şimdiden rezerve etmiş durumda. Yüzde 47’lik kesim ise kısa süre içinde rezervasyon yapmayı planlıyor. Ailelerde bu oran daha da yükseliyor; ailelerin yüzde 43’ü yılın büyük bölümüne ait seyahatlerini erkenden güvence altına almış durumda.

Tatil dönüşü yeni seyahat planlarına başlama isteği de oldukça yüksek. Katılımcıların yüzde 89’u, bir tatilden döner dönmez bir sonraki seyahati planlamaya başladığını belirtiyor. Buna karşın süreçte sadelik büyük önem taşıyor. Almanların yüzde 78’i, birden fazla kanalın kullanılması gereken rezervasyon süreçlerini karmaşık ve zorlayıcı buluyor.

Kontrol ihtiyacı öne çıkıyor

Kendi tatilini planlayan Almanlar, özellikle kontrol duygusuna vurgu yapıyor. Aktif planlayıcılar en çok konaklama seçimini (yüzde 71), destinasyonu (yüzde 69), seyahat tarihlerini (yüzde 60) ve ulaşımı (yüzde 59) kendileri belirliyor. Bu tercihin arkasında genellikle olumlu motivasyonlar bulunuyor. Katılımcıların yüzde 56’sı seyahat planlamaktan keyif aldığını, yüzde 35’i ise organize ettiği tatillerin çevresinden olumlu geri dönüş almasının kendisini motive ettiğini söylüyor. Ancak yüzde 41’lik bir kesim, tatilin tam olarak kendi beklentilerine uygun olması için sorumluluğu üstlendiğini kabul ediyor.

Planlamayı başkalarına bırakan azınlıkta ise güven duygusu belirleyici. Bu grubun yüzde 61’i seyahat arkadaşlarını iyi planlayıcılar olarak gördüğünü belirtirken, yüzde 18’i (ailelerde yüzde 27) seyahat acentesi gibi profesyonel hizmet sağlayıcıları tercih ediyor. Devredilen görevler arasında en sık konaklama seçimi, seyahat tarihleri ve destinasyondaki aktiviteler yer alıyor.

Deneyim, ilgi alanı ve teknoloji

Alman turist için en büyük tatmin unsuru, rezervasyon sonrası duyulan beklenti (yüzde 51) ve organizasyonu tamamlamanın verdiği memnuniyet (yüzde 44). Katılımcıların yüzde 38’i ise seyahat planlamadaki yaratıcı özgürlüğü özellikle sevdiğini ifade ediyor.

2026’da seyahate çıkılacak kişiler arasında ilk sırayı partnerler (yüzde 43) alırken, aile (yüzde 37) ve arkadaşlar (yüzde 27) izliyor. Z kuşağında arkadaşlarla seyahat öne çıkıyor; gençlerin yüzde 49’u 2026 tatillerini arkadaş gruplarıyla yapmayı planlıyor.

Seyahat planlamasında en stresli unsur, yüzde 31 ile farklı beklentileri uzlaştırmak olarak görülüyor. Ailelerde bu oran yüzde 37’ye çıkıyor. Bütçe konusu ise genel olarak en az sorun yaşanan alan; ancak Z kuşağında bütçe uyumu yüzde 30 ile en stresli başlık olarak öne çıkıyor.

İlham kaynaklarında ise kişisel çevre başı çekiyor. Katılımcıların yüzde 52’si arkadaş ve aileyi en önemli ilham kaynağı olarak görürken, online rezervasyon platformları (yüzde 42) ve sosyal medya (yüzde 40) da güçlü rol oynuyor. Sosyal medyanın etkisi Z kuşağında yüzde 61’e kadar yükseliyor. Aynı grup, yapay zekâ önerilerine de ortalamanın üzerinde açık; Z kuşağının yüzde 27’si AI destekli önerilere olumlu bakıyor.

Hepsi bir arada platformlar tercih ediliyor

Araştırmaya göre Almanların yüzde 62’si tatillerinin büyük bölümünü online rezervasyon platformları üzerinden satın alırken, seyahat acentelerini tercih edenlerin oranı yüzde 13’te kalıyor. Katılımcıların yüzde 96’sı tek platform üzerinden konaklama, uçuş, araç kiralama ve aktivitelerin rezerve edilebilmesini planlamayı kolaylaştırıcı buluyor. Yüzde 97 zaman tasarrufunu, yüzde 94 ise kampanyalar ve sadakat programlarını önemli avantajlar arasında sayıyor.

Söz konusu araştırma, Appinio tarafından 4–10 Kasım 2025 tarihleri arasında Booking.com adına ve 18–65 yaş arası 1.000 Alman tatilciyle yapıldı.

{ "vars": { "account": "G-G5X01GEY79" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } }