Çin outgoing pazarı 2026 yılında genişleme odaklı bir büyüme dönemine giriyor. 2025 sonlarında uluslararası seyahat acenteleriyle yapılan anketler, sektörün tam toparlanmaya yaklaştığını gösteriyor. Ekonomik toparlanma, artan vize muafiyetleri ve yeni seyahatçi segmentleri büyümeyi destekleyen temel unsurlar olarak öne çıkıyor.

Güneydoğu Asya ülkeleri, bazı Avrupa destinasyonları ve Brezilya gibi Latin Amerika ülkelerinin vize uygulamalarını kaldırması seyahati kolaylaştırdı. Yuanın güçlenmesi de yurt dışı tatilleri Çinli turistler için daha erişilebilir hale getirdi. Bu faktörler talebi doğrudan artırıyor.

165–175 milyon seyahat beklentisi

2026 yılına yönelik tahminler pozitif. Bazı şirketler yüzde 20’nin üzerinde büyüme öngörürken, genel beklenti yüzde 10–20 aralığında artış yaşanacağı yönünde. Piyasa katılımcıları, en az yüzde 10 artış olacağı konusunda birleşiyor. Bu oran, pandemi öncesi 2019 seviyelerine istikrarlı bir dönüş anlamına geliyor.

Tahminlere göre Çinli turistler 2026’da 165 ila 175 milyon arasında yurt dışı seyahati gerçekleştirebilir. Artan uçuş kapasitesi ve destekleyici kamu politikaları bu projeksiyonu güçlendiriyor.

Yeni nesil gezginler pazarı dönüştürüyor

Çin çıkışlı turizmde profil değişiyor. Z kuşağı artık en büyük segment konumunda. Bu grup standart paket turlar yerine kişiselleştirilmiş programları, yerel kültürle doğrudan teması ve özgün deneyimleri tercih ediyor.
Çin pazarında zamanı ve bütçesi olan yaşlı gezginler ile kalite ve güvenlik arayan orta sınıf aileler de önemli bir paya sahip. Bu segmentler kitlesel turizmden uzak duruyor ve daha seçici, yüksek kaliteli ürünleri tercih ediyor.

Destinasyon tercihleri çeşitleniyor

Çin turizm pazarında Tayland, Vietnam, Malezya ve Singapur gibi Güneydoğu Asya ülkeleri popülerliğini korurken; Güney Kore, Avustralya ve Yeni Zelanda da coğrafi yakınlık ve kolay vize süreçleri nedeniyle tercih ediliyor.

Bununla birlikte Güney Amerika gibi yeni bölgeler hızla yükseliyor. Avrupa ve Kuzey Amerika’ya alternatif olarak daha özgün ve sakin destinasyonlara yönelim dikkat çekiyor. Bu eğilim, “yeni ve keşfedilmemiş” deneyim arayışını ortaya koyuyor.

Ürün yapısı ve B2B iş birlikleri değişiyor

Talep artık yüksek segment, niş ve deneyim odaklı ürünlere kayıyor. Wellness programları, sürdürülebilir turizm, kültürel içerikli turlar ve tematik seyahatler ön plana çıkıyor. Teknoloji tabanlı kişiselleştirme araçları bu süreci destekliyor.

İstanbul’da bir haftada üç konser iptal edildi
İstanbul’da bir haftada üç konser iptal edildi
İçeriği Görüntüle

Çinli outbound operatörler küresel iş ortaklarıyla daha yakın çalışıyor. Özellikle uygun fiyatlı kaliteli oteller, MICE uzmanları ve bağımsız gezginlere yönelik dijital platformlar önem kazanıyor. B2B platformlar ise Çinli operatörlerle uluslararası tedarikçileri doğrudan buluşturuyor ve gerçek zamanlı veri paylaşımı sağlıyor.

Toparlanmanın ötesinde dönüşüm

2026’da Çin çıkışlı turizm sadece toparlanmayı değil, yapısal bir dönüşümü işaret ediyor. Çinli turistler artık fiyatın ötesinde değer, özgünlük ve kültürel bağ arıyor. Politika desteği ve ekonomik koşullar bu süreci besliyor.

Bu pazarda başarılı olmak isteyen destinasyonlar ve turizm işletmeleri; yüksek kaliteli, sürdürülebilir ve kültürel açıdan zengin ürünler geliştirmek zorunda. Çin pazarı geri dönüyor — ancak artık farklı bir beklenti setiyle.

Telegram Turizm Ekonomi