İstanbul’un en önemli kültürel miraslarından Ayasofya’da, özellikle galeri katı (müze bölümü) için yapılan bilet satışlarına ilişkin ziyaretçi şikayetleri dikkat çekici bir seviyeye ulaştı. Son dönemde sosyal medya paylaşımları ve Google yorumları üzerinden derlenen kullanıcı deneyimleri, satış süreçlerinde sistematik sorunlar yaşandığına işaret ediyor. Paylaşılan değerlendirmelerde, ziyaretçilerin 25 euro olarak bilinen standart galeri bileti yerine 50 euroluk “tam deneyim” veya “full paket” biletlere yönlendirildiği; bu yönlendirme sırasında, daha pahalı biletin Ayasofya’nın tüm bölümlerine erişim sağladığı yönünde bilgilendirme yapıldığı öne sürülüyor.
“Çift bilet” yönlendirmesi iddiası
Şikayetlerin önemli bir kısmını, iki ayrı ürünü kapsayan 50 euroluk biletler oluşturuluyor. Buna göre, söz konusu ücretin bir bölümünün Ayasofya galeri katı girişini, diğer bölümünün ise farklı bir lokasyondaki “Ayasofya Tarih ve Deneyim Müzesi” biletini içerdiği ifade ediliyor. Ziyaretçilerin bir bölümünün, ikinci biletin ayrı bir müzeye ait olduğunu satın alma sonrasında fark ettikleri belirtilirken, bu bilginin satış aşamasında açık şekilde paylaşılmadığı iddiaları öne çıkıyor.
İade süreçlerinde zorluk iddiaları
Kullanıcı yorumlarında öne çıkan bir diğer başlık ise iade süreçleri. Fazladan ödeme yapıldığını düşünen ziyaretçilerin para iadesi taleplerinin geciktirildiği, farklı gerekçelerle reddedildiği veya sürecin zorlaştırıldığı yönünde iddialar bulunuyor. Bazı değerlendirmelerde, iade talebi sırasında ziyaretçilerin olumsuz tutumla karşılaştığı da ifade ediliyor.
QR kod ve dijital yönlendirme tartışması
Şikayetlerde dikkat çeken bir diğer unsur ise fiziksel alanlardaki QR kod yönlendirmeleri. Ziyaretçilerin, gişe çevresinde yer alan QR kodları okuttuklarında doğrudan yüksek fiyatlı bilet seçeneklerinin sunulduğu sayfalara yönlendirildikleri ifade ediliyor. Bu durum, satış sürecinin yalnızca fiziksel gişelerle sınırlı kalmadığını, dijital kanallarda da benzer yönlendirmelerin yapıldığı iddialarını gündeme getiriyor.
Benzer iddialar diğer müzeler için de dile getiriliyor
Aynı dönemde İstanbul’daki bazı diğer önemli turistik noktalara ilişkin yorumlarda da benzer şikayetler yer alıyor. Özellikle ziyaretçilere ek hizmetlerin açık rıza olmadan dahil edilmesi, karttan beklenenden yüksek tutar çekilmesi ve farklı bilet seçeneklerine yönlendirme yapılması gibi uygulamaların dile getirildiği görülüyor. Bu kapsamda, bazı ziyaretçiler sesli rehber hizmetlerinin zorunluymuş gibi sunulduğunu veya alternatif müze biletlerine yönlendirme yapıldığını ifade ediyor.
Sektör açısından riskler
Uzmanlara göre, bu tür iddialar yalnızca bireysel ziyaretçi deneyimini değil, destinasyon algısını da doğrudan etkiliyor. Türkiye’nin en çok ziyaret edilen kültürel varlıklarından biri olan Ayasofya’da yaşanan bu tür tartışmalar, ülke turizmi imajı, ziyaretçi memnuniyeti ve kültürel miras yönetimi başlıklarında risk oluşturabilecek nitelikte değerlendiriliyor.
Yetkili kurumlara çağrı
Söz konusu iddialar henüz resmi makamlar tarafından doğrulanmış değil. Ancak artan kullanıcı şikayetleri, bilet satış süreçlerinin şeffaflığı ve denetimi konusunda daha sıkı bir inceleme yapılması gerektiğine işaret ediyor. Sektör temsilcileri, özellikle yüksek ziyaretçi trafiğine sahip kültürel alanlarda fiyatlandırma, bilgilendirme ve satış uygulamalarının uluslararası standartlara uygun şekilde yürütülmesinin kritik önem taşıdığına dikkat çekiyor.