İsrail ve ABD'nin İran'a dönük saldırılarının tetiklediği Körfez merkezli kriz, enerji arzında yarattığı kesintiyle Güneydoğu Asya turizm sektörünü doğrudan etkiliyor. Bölge genelinde ortaya çıkan akaryakıt sıkıntısı, ulaşım hizmetlerinden havayolu operasyonlarına kadar geniş bir alanda zincirleme bir bozulmaya yol açmış durumda.
Hürmüz Boğazı’nın kapanması Asya’yı vurdu
Krizin merkezinde, küresel enerji akışının en kritik geçiş noktalarından biri olan Hürmüz Boğazı yer alıyor. Bu hattın kapanması, özellikle petrol ithalatına yüksek bağımlılığı bulunan Güneydoğu Asya ülkelerini diğer bölgelere kıyasla çok daha sert etkiliyor. Uluslararası Enerji Ajansı verilerine göre İran merkezli çatışma, küresel petrol piyasası tarihindeki en büyük arz şoklarından birine yol açmış durumda.
Uzmanlara göre Güneydoğu Asya’nın petrol ithalatının yüzde 60 ila 80’i Körfez’den sağlanırken, Filipinler gibi ülkelerde bu oran yüzde 90’a kadar çıkıyor. Bölgenin doğalgaz tüketiminin yaklaşık dörtte biri de aynı hat üzerinden karşılanıyor.
Mevcut durumda yakıt stokları kritik seviyelere gerilemiş bulunuyor. Kamboçya, Endonezya ve Vietnam’da rezervlerin 20-23 gün seviyesine düştüğü, Myanmar’da yaklaşık 40 gün, Tayland’da ise 60 gün civarında olduğu bildiriliyor. Artan petrol fiyatları ve bozulan ticaret rotalarına, Çin gibi tedarikçilerin ihracat kısıtlamaları da eklenince arz baskısı daha da derinleşiyor.
Enerji tasarrufu önlemleri
Bu gelişmeler karşısında bölge ülkeleri acil önlemler almaya başladı. Filipinler’de kamu çalışanlarına enerji tasarrufu çağrısı yapılırken, Tayland’da kamu binalarında klima dereceleri yükseltildi ve kıyafet kuralları gevşetildi. Myanmar’da haftalık araçsız günler uygulanmaya başlanırken, Laos’ta akaryakıt istasyonlarının yaklaşık yüzde 40’ı kapandı. Kamboçya’da da benzer şekilde istasyonların yaklaşık yüzde 30’u geçici olarak hizmet dışı kaldı.
Yakıt krizinin etkileri hissedilmeye başlandı
Turizm sektörü üzerindeki etkiler ise sahada net şekilde hissediliyor. Tayland’da yakıt sıkıntısı nedeniyle taksi arzı ciddi biçimde daraldı; Suvarnabhumi Havalimanı’nda normalde 6 bin civarında olan taksi sayısı yaklaşık 2.500’e geriledi. Ada ülkeleri olan Endonezya ve Filipinler’de ise feribot ve tekne seferleri azaltıldı, sefer sayıları düşerken fiyatlar yükseldi.
Kamboçya’da iş dünyası temsilcileri, yüksek yakıt maliyetlerinin turizm ve hizmet sektörüne doğrudan yansıyacağını ve nihai maliyetin turistlere aktarılacağını vurguluyor.
Havacılık sektörü de ciddi baskı altında. Bölgedeki havayolları, jet yakıtı maliyetlerindeki artış nedeniyle uçuş frekanslarını azaltmaya başladı. Vietnam’da iç hat ve bölgesel uçuşlarda kesintiler gündeme gelirken, Malezya kapasite azaltımının devam edebileceği uyarısında bulundu. Azalan kapasite ise bilet fiyatlarını yukarı çekiyor.
Tayland Havayolları Birliği, hükümete çağrıda bulunarak iç hat uçuşlarında jet yakıtı üzerindeki vergilerin geçici olarak düşürülmesini talep etti. Birlik Başkanı ve Bangkok Airways CEO’su Puttipong Prasarttong-Osoth, mevcut koşullarda sektöre sağlanacak desteklerin rekabet gücünü korumak açısından kritik olduğunu ifade etti.
Tüm bu gelişmeler ışığında bölgedeki turizm otoriteleri strateji değişikliğine gidiyor. Uzun menzilli talepte belirsizlik artarken, ülkeler iç pazar ve bölgesel seyahatlere daha fazla odaklanmaya başlıyor. Bu durum, Güneydoğu Asya turizminin kısa vadede yeniden dengelenme sürecine girdiğine işaret ediyor.